ABD-Suudi Arabistan ittifakında yeni bir dönem başlıyor!

Eski ABD Başkanı Donald Trump, damadı ve danışmanı Jared Kushner aracılığıyla Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ile beraber yakın ilişkiler kurmuştu. Beyaz Saray’ın basın sözcüsü Jen Psaki bu hafta içerisindeki yaptığı açıklamada . Yeni Başkan Biden’ın Suudi Arabistan ile ilişkileri yeniden gözden geçirme gibi bir durumun olabileceğini beyan etti.

BBC’nin aktardığına göre ,  Suudi Veliaht Prens için  Trump dönemindeki güzel ve rahat zamanlarının sona erdiğini yazdı.

Joe Biden yönetiminin bu hafta içerisindeki attığı adımlar Donald Trump yönetiminin sürdürdüğü Orta Doğu politikalarını sürdürmeyeceğini kanıtladı.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, Başkan Biden’ın ABD’nin Arap Yarımadasında kilit müttefiklerinden biri olan Suudi Arabistan’la ilişkilerini “yeniden gözden geçirme niyeti olduğunu” söyledi.

Trump; damadı ve danışmanı Jared Kushner aracılığıyla Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ile yakın kişisel bir ilişki geliştirmiş ve Körfez ülkesinin ABD’den satın aldığı silahları Yemen’deki acımasız savaşta nasıl kullanacağına dair geniş bir alan tanımıştı.

Ancak ABD Başkanı Biden, ülkeyle ilişkilerini Muhammed bin Salman yerine 80’li yaşlarındaki babası Kral Salman’la yürütmeyi tercih ediyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan bir açıklamaya göre de, ABD’nin dış politika önceliğinin bundan böyle hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı olacağı belirtildi.

Bu açıklama Riyad ve Washington DC için hangi anlama geliyor? Bu iki ülke için yeni dönem nasıl riskler ve tehlikeler barındırıyor?

Taktik Değişimi Yolundalar

Suudi Veliaht Prens için Trump dönemindeki güzel zamanları tam anlamıyla sona erdi.

Suudi Arabistan’ın yeni ve ileriki dönemlerde de ABD’yi “stratejik ortak” ve uzun dönemli “güvenlik şemsiyesi” olarak yanında görmesi için birçok taviz veya tavizler vermesi gerekiyor.

ABD, Yemen’deki savaş için daha fazla destek sağlamayacağını açıkladığı zaman Suudiler şu şekilde geri dönütte bulunmuşlardı , Peki, biz de zaten bu savaşı sonlandırmanın yolunu arıyorduk.

Washington, Suudilere Katar ile arayı düzeltin ihtarını gönderiyor ve tam takır işleyen bir saat gibi Suudiler hemen yanıtı iletiyorlar , “Halloldu bile.”.

ABD-Suudi ittifakının köklerine indiğimiz zaman bu ittifak 1945 yıllarında Suudi Arabistan’ın kurucusu Kral Abdülaziz ile ABD Başkanı Roosevelt arasında gerçekleşen bir görüşmeye kadar dayanmaktadır.

İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda başlayan bu ittifak 1973’teki petrol ambargosunda da, 1991 Körfez Savaşı’nda da, el Kaide saldırganlarının çoğunun Suudi Arabistan vatandaşı olduğu 9 Eylül 2001 saldırılarında da ayakta kalmayı başardı.

Beyaz Saray’daki faaliyete başlayan yeni ekip, Suudilerin canını sıkmış olabilir. Suudi yetkililerin Biden’ı arayarak tebrik etmeleri günleri almış idi. Ancak yeni dönemde müttefiklerini bir gecede değiştirecek değiller.

ABD’ye ait en güçlü filolardan olan 5. Filo’nun Körfez’den çekilmesi durumunda en büyük düşmanları İran’ın boşluğu hızla dolduracağının ve bölgenin yeni baskın gücü olacağının farkındalar.

Şimdilik Biden yönetimi, Suudi Arabistan’a her türlü saldırı karşısında savunma desteği vereceğine söz verdi. Bunlara Yemen’deki Husilerden gelen füze saldırıları da dahil.

 

Bir Cevap Yazın